El-Karia Suresi tembellik için okunabilir mi ?

Akilli

New member
El-Kâria Suresi Tembellik İçin Okunabilir mi? Dinî Kaynaklar, Psikoloji ve Günlük Hayat Açısından Bir Değerlendirme

İnsan bazen yapması gereken işi gerçekten yapmak istemez. Sabah alarm çalar, “beş dakika daha” denir; ders ertelenir, iş masasının başına geçmek zor gelir, evde yapılacaklar birikir. Sonra insanın aklına ister istemez şu soru gelir: “Acaba Kur’an’dan bir sure okuyarak bu tembellikten kurtulabilir miyim?” Özellikle El-Kâria Suresi’nin tembellik için okunabileceğine dair internette çeşitli tavsiyeler görmek mümkün.

Burada bence önemli olan, dinî bir uygulamayı küçümsemeden fakat ona kaynaklarda bulunmayan özellikler de yüklemeden meseleye bakmak. Çünkü “Bir sureyi şu kadar kez okursan tembellik kesin geçer” demekle, “Kur’an okumak insanın iradesini, sorumluluk duygusunu ve manevi motivasyonunu destekleyebilir” demek aynı şey değildir.

El-Kâria Suresi özelinde ise kaynaklara baktığımızda daha dikkatli bir sonuç ortaya çıkıyor.

El-Kâria Suresi Aslında Neyden Bahsediyor?

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın Kur’an portalında El-Kâria, Kur’an’ın 101. suresi olarak gösterilir ve 11 ayetten oluşur. Sure Mekke döneminde inmiştir. “Kâria” kelimesi, şiddetle çarpan, dehşet veren olay anlamlarıyla açıklanır ve surede temel olarak kıyamet, insanların o günkü durumu, amellerin tartılması ve kişinin nihai akıbeti anlatılır.

Kuran Diyanet

+1

Özellikle 6-9. ayetlerde insanın amellerinin tartılmasından söz edilir. Diyanet’in açıklamasında surenin ana temasının kıyamet tasvirleri ve ahiret sorumluluğu bilinci olduğu belirtilmektedir.

Kuran Diyanet

Dolayısıyla elimizdeki güvenilir Kur’an kaynaklarında “El-Kâria Suresi tembelliğe karşı özel olarak okunmalıdır” şeklinde bir hüküm bulunmuyor.

Bu ayrım önemli.

Çünkü sureyi tembellik hisseden bir insanın okuması elbette mümkündür. Kur’an okumak için kişinin illa belirli bir “soruna özel sure” bulması gerekmez. Fakat El-Kâria’nın doğrudan “tembellik tedavisi” olduğunu söylemek, surenin asli konusu hakkında kaynakların ortaya koyduğu çerçeveyi aşar.

Peki İnsan Neden El-Kâria Suresini Tembellikle İlişkilendiriyor?

Bunun anlaşılabilir bir tarafı var.

El-Kâria Suresi insanı oldukça güçlü biçimde “sonuç” düşüncesine yönlendiriyor. İnsanların amellerinin tartılacağı, kimin terazisinin ağır veya hafif geleceği anlatılıyor. Bu açıdan sureyi okuyan kişi kendi hayatını sorgulamaya başlayabilir:

“Bugün ne yapıyorum?”

“Zamanımı nereye harcıyorum?”

“Benim için önemli olan şeyleri sürekli erteliyor muyum?”

“Üzerime düşen sorumlulukları yerine getiriyor muyum?”

İşte bu noktada sure ile tembellik arasında doğrudan bir dinî reçete değil, ahlaki ve psikolojik bir bağlantı kurulabilir.

Bu benim açımdan konunun en makul yorumlarından biri.

El-Kâria Suresi insana “Şu kadar kere oku ve tembelliğin ortadan kalksın” şeklinde mekanik bir formül sunmuyor. Bunun yerine insanın yaptıklarının bir karşılığı olduğu fikrini güçlü biçimde hatırlatıyor. Böyle bir düşünce, bazı kişilerde harekete geçme motivasyonu oluşturabilir.

Fakat bu etkiyi herkes için kesin sonuç veren bir tedavi gibi görmek doğru olmaz.

Tembellik ile “Acizlik ve Kesel” Aynı Şey mi?

Burada hadislerde geçen önemli bir kavram karşımıza çıkıyor: “kesel”, yani tembellik.

Diyanet’in yayımladığı bir içerikte Hz. Peygamber’in şu duaya yer verdiği aktarılıyor:

“Allah’ım! Kederden ve üzüntüden, acizlikten, tembellikten, cimrilikten, korkaklıktan, borç yükünden ve insanların kahrından sana sığınırım.”

Kaynak olarak Tirmizî, “Deavât”, 70 gösteriliyor.

Diyanet Dijital

Başka bir hadis kaynağında da Hz. Peygamber’in “acizlikten ve tembellikten” Allah’a sığındığı aktarılıyor. Bu rivayet Müslim’de de yer almaktadır.

İGMG

Burada ilginç olan şu: Tembellik problemi açısından elimizde El-Kâria Suresi’ne özel bir tavsiyeden ziyade doğrudan tembellikten Allah’a sığınmayı içeren sahih hadisler bulunuyor.

Bu nedenle “Tembellik için ne okuyabilirim?” diye soran bir kişi açısından daha sağlam kaynak bağlantısı, El-Kâria’ya özel bir fazilet iddiası kurmak yerine bu duayı da günlük hayatına eklemektir.

Örneğin kişi sabah namazından sonra veya işe başlamadan önce kısa bir dua ederek ardından gerçekten işe koyulabilir.

Buradaki “ardından işe koyulmak” kısmı özellikle önemli.

Dua Edip Hiçbir Şey Yapmamak Tembelliği Çözer mi?

Bence forumda tartışılması gereken en önemli noktalardan biri bu.

Dua, kişinin iradesini ve manevi yönünü destekleyen bir uygulama olabilir. Fakat dua ile davranış arasındaki bağlantıyı tamamen koparırsak ortaya “Ben okudum, artık problem çözülmeli” anlayışı çıkar.

Oysa tembellik çoğu zaman davranışsal bir problemdir.

Örneğin sınava çalışması gereken bir öğrenci düşünelim. El-Kâria Suresi’ni okuyup ardından telefonu eline alarak iki saat sosyal medyada dolaşmaya devam ederse, sureyi okumuş olması tek başına çalışma davranışını oluşturmaz.

Ama şöyle bir rutin kurulabilir:

Sure veya dua → kısa niyet → telefonun uzaklaştırılması → 15 dakika çalışma → kısa mola → tekrar çalışma.

Bu durumda dini uygulama davranış değişikliğinin başlangıç noktası hâline gelir.

Psikoloji açısından da burada ilginç bir kesişim var. Dini ve manevi uygulamaların ruh sağlığıyla ilişkisini inceleyen çalışmalar, bu ilişkinin tamamen basit olmadığını gösteriyor. 2016 tarihli bir sistematik incelemede 74 çalışma değerlendirilmiş ve dinî inanç/pratiklerin stresli yaşam olaylarıyla başa çıkma, huzur ve yaşam amacı gibi unsurlarla ilişkili olabildiği belirtilmiştir.

PubMed

Daha da önemlisi, randomize kontrollü çalışmaları inceleyen bir meta-analizde 4.751 kayıt arasından yöntem kriterlerini karşılayan 23 çalışma değerlendirilmiş; dinî/manevi müdahalelerin özellikle anksiyete belirtileri üzerinde anlamlı etkiler gösterdiği, ancak çalışmaların yöntemlerinin ve uygulamalarının oldukça farklı olduğu belirtilmiştir. Araştırmacılar bu nedenle daha fazla çalışmaya ihtiyaç olduğunu vurgulamıştır.

PubMed

+1

Bu veriler “Kur’an okumak tembelliği bilimsel olarak tedavi eder” sonucunu desteklemiyor.

Fakat manevi uygulamaların bazı insanlar için stres yönetimi, anlam duygusu ve psikolojik dayanıklılıkla ilişkili olabileceğini düşündürüyor.

Erkeklerin ve Kadınların Bakış Açısı Burada Nasıl Ayrışabilir?

Bu konuda “erkekler böyledir, kadınlar şöyledir” demek doğru olmaz. İnsanların tembellik deneyimi cinsiyetten çok kişilik, yaş, iş yükü, aile koşulları, ekonomik durum ve psikolojik durum gibi birçok faktöre bağlıdır.

Yine de forum tartışmalarında farklı önceliklerin ortaya çıkabileceğini gözlemlemek mümkün.

Bazı erkekler meseleyi daha sonuç odaklı ele alabilir:
 
Üst