Presbiteryenlik Hangi Ülkede Ortaya Çıktı ?

Akilli

New member
Presbiteryenlik Hangi Ülkede Ortaya Çıktı?

Presbiteryenlik, Hristiyanlık içindeki bir mezhep olup, özellikle organizasyonel yapısı ve teolojik anlayışlarıyla dikkat çeker. Bu mezhep, adını Yunanca "presbyteros" kelimesinden alır ve bu kelime "yaşlı" ya da "kıdemli" anlamına gelir. Presbiteryenlik, başta İskoçya olmak üzere birçok ülkede yayılarak, özellikle İngiltere, Amerika Birleşik Devletleri ve diğer Batı ülkelerinde de etkili olmuştur. Bu yazıda, Presbiteryenliğin tarihsel kökenleri, hangi ülkede ortaya çıktığı ve diğer ilgili soruları inceleyeceğiz.

Presbiteryenlik Nasıl Ortaya Çıktı?

Presbiteryenlik, 16. yüzyılda Reform hareketinin bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır. Reform, Katolik Kilisesi'nin öğretilerini ve uygulamalarını eleştiren ve bunlara karşı alternatif bir anlayış geliştirmeyi amaçlayan geniş bir dini harekettir. Martin Luther ve Jean Calvin gibi önde gelen reformcular, Katolik Kilisesi'nin güç yapısını ve öğretilerini sorgulamış ve yeni bir Hristiyanlık anlayışını savunmuşlardır.

Presbiteryenlik, özellikle Jean Calvin’in öğretilerine dayanır. Calvin, Hristiyan kilisesinin yönetimi konusunda çok daha kolektif bir model önerdi. Bu modelde, bir kilise lideri veya papaz tek başına yönetici değildi. Bunun yerine, kiliseler bir grup presbitere (ya da yaşlıya) dayanarak yönetiliyordu. Bu organizasyonel yapının adı "presbiteryen" olarak bilinir.

Presbiteryenlik Hangi Ülkede Ortaya Çıktı?

Presbiteryenlik, İskoçya'da özellikle güçlü bir şekilde ortaya çıkmıştır. 16. yüzyılda İskoçya, Avrupa’daki Reform hareketinin etkisi altında kalmış ve Calvinist inançlar, bu bölgedeki Hristiyanlık pratiğinin şekillenmesinde önemli bir rol oynamıştır. İskoçya'da, Reform hareketinin liderlerinden John Knox’un etkisi büyüktür. John Knox, Calvinist öğretileri benimseyerek İskoçya'da Presbiteryenlik’in temellerini atmıştır.

İskoçya'daki Reform hareketi, 1560 yılında İskoçya'nın resmi dini olarak Protestanlığı kabul etmesiyle doruk noktasına ulaşmıştır. Bu dönemde, İskoçya'daki Protestanlar, Katolik Kilisesi'nin etkisinden kurtulmak için Presbiteryen yönetimi benimsemişlerdir. John Knox’un liderliğinde, Presbiteryen kilise düzeni, İskoçya'da halk arasında hızla yayılmıştır.

Presbiteryenlik ve Calvinizm İlişkisi Nasıldır?

Presbiteryenlik, esasen Calvinist bir teolojik akıma dayanır. Jean Calvin’in öğretileri, Presbiteryenliğin temel doktrinlerini şekillendirmiştir. Calvinizm, Tanrı’nın mutlak egemenliğini ve insanların günahkar doğasını vurgular. Calvinist düşünceye göre, Tanrı, kurtuluşu önceden belirlemiştir (predestinasyon), bu da insanların cennete mi yoksa cehenneme mi gideceklerine önceden karar verilmiş olduğu inancını doğurur. Bu anlayış, Presbiteryen kilisesinin doktrinlerinde merkezi bir yer tutar.

Presbiteryenlik, aynı zamanda şiddetli bir şekilde her türlü papaz veya kilise liderinin tek başına mutlak otoriteye sahip olmasına karşıdır. Bunun yerine, kiliselerdeki yönetim, "presbiteryen" yani kıdemli üyelerden oluşan bir heyet tarafından yapılır. Bu heyet, dinî sorumlulukları ve kararları topluca alır.

Presbiteryenlik Hangi Ülkelerde Yayılmıştır?

Presbiteryenlik, İskoçya dışında da birçok ülkede yayılmaya başlamıştır. 17. yüzyılda, Presbiteryenlik, özellikle İngiltere ve Hollanda'da etkili olmaya başlamıştır. Ancak en belirgin yayılma, 18. ve 19. yüzyılda Amerika Birleşik Devletleri’nde gerçekleşmiştir. Özellikle Amerikan kolonilerinde, İngiltere'den gelen göçmenler ve misyonerler sayesinde Presbiteryenlik hızla yayılmıştır.

Amerika'da, Presbiteryenlik, ülkedeki en büyük Protestan mezheplerinden biri haline gelmiştir. Bu mezhep, özellikle Püritenler ve diğer Reformist grupların etkisiyle Kuzey Amerika'ya taşınmış, özellikle büyük şehirlerde ve kırsal alanlarda hızla yayılarak köklü bir topluluk oluşturmuştur.

Presbiteryenlik ve Demokrasi Arasındaki İlişki

Presbiteryenlik, kilise yönetiminde demokrasiye dayalı bir yapıyı savunur. Bu, mezhebin geleneksel yönetim anlayışının bir parçasıdır. Presbiteryenler, karar alma sürecinin hiyerarşik değil, daha kolektif bir yapıda olması gerektiğine inanırlar. Bu nedenle, kilise içinde önemli kararlar, sadece bir kişinin değil, bir grup presbitere (kıdemli üyeler) dayanarak alınır.

Bu kolektif yönetim modeli, özellikle Amerika Birleşik Devletleri’nde, dini düşüncelerle siyasi düşüncelerin kesiştiği bir noktada önemli olmuştur. Presbiteryen kilisesinin demokratik yapısı, Amerikan Anayasası’ndaki bazı yönetim ilkelerinin de şekillenmesine etki etmiştir. Örneğin, güçler ayrılığı ve temsilcilik gibi kavramlar, Presbiteryen yönetim anlayışının etkisiyle daha fazla ön plana çıkmıştır.

Presbiteryenlik ve Bugünkü Yayılımı

Bugün, Presbiteryenlik dünya genelinde birçok ülkede yayılmaya devam etmektedir. İskoçya, Amerika Birleşik Devletleri, Güney Kore, Brezilya ve bazı Afrika ülkeleri, Presbiteryen kiliselerinin aktif olduğu yerlerdir. Bunun yanı sıra, Presbiteryenlik, birçok farklı protestan mezhebi ile birleşmiş ve bazen "Protestan birleştirici" olarak da anılmıştır.

Presbiteryen kiliseleri, tüm dünyada sosyal adalet, eşitlik, insan hakları gibi konularda etkinlikler düzenleyerek toplumsal değişim ve gelişimi savunmuşlardır. Özellikle eğitim alanında önemli katkılarda bulunmuş, birçok okul ve üniversiteyi desteklemişlerdir.

Sonuç

Presbiteryenlik, 16. yüzyılda İskoçya'da ortaya çıkmış ve özellikle Calvinist öğretilere dayanarak yayılmaya başlamıştır. Bu mezhep, kilise yönetimi konusunda demokratik bir yaklaşımı savunmuş ve dünya genelinde önemli bir etkili olmuştur. Bugün, Presbiteryenlik, sadece dini bir inanç sistemi değil, aynı zamanda toplumsal değerler, eşitlik ve adalet gibi kavramları savunan bir harekettir. Özellikle İskoçya ve Amerika Birleşik Devletleri’nde güçlü bir varlığa sahip olan Presbiteryenlik, hala dünya çapında milyonlarca takipçiye sahiptir.