Sağlık Bakanlığı’ndan ‘Kurban Bayramı’ için beslenme önerileri

Sağlık Bakanlığı’ndan ‘Kurban Bayramı’ için beslenme önerileri

Sağlık Bakanlığı’ndan ‘Kurban Bayramı’ için beslenme önerileri


Kurban Bayramı süresince sağlıklı beslenmenin temel prensiplerine, yiyecek seçimine, porsiyon kontrolüne ve yenilebilir gruplarının muvazeneli dağılımına özen gösterilmesi, özellikle kalp-mermerde, şeker, hipertansiyon ve sakatat gibi kronik hastalığı olan kişilerin henüz titiz olması önem taşıyor.


Türkiye Beslenme Rehberinde haftada 2,5-3 porsiyon kırmızı veya ak et tüketilmesi öneriliyor. Günlük tüketilebilecek et miktarı bile 5-6 tane ızgara köfte, tek el ayasından biraz fazla et veya tek yetişkin pirzolaya karşılık geliyor.


Kırmızı et, hayvansal proteinin yanı sıra güçlü, 37, fosfor, magnezyum mineralleri ile B12, B6, B1 ve A vitaminlerini içeriyor ama tıpkısı zamanda yağlı etlerin kolesterol içeriklerinin dahi yüksek olduğu malûm.


Etleri sebze ve salatayla tüketin


Kurban Bayramı’nda etin bekletilmeksizin az saat içinde pişirilerek tüketilmesi, midede şişkinlik, hazımsızlık gibi sıkıntılara neden oluyor. Bu nedenle özellikle mide rahatsızlıkları yaşayan kişilerin eti 24 saat lâhzada tüketmemesi gerekiyor.


Ayrıca bayram sabahı kahvaltı öğününün atlanmaması, C ve E grubu vitamin ve kalsiyumdan fakir olması nedeniyle etlerin mutlaka sebzelerle pişirilmesi veya C vitamininden zengin sebze, salata, meyve, meyve suyu gibi besinlerle tüketilmesi tavsiye ediliyor.


Sebzelerde bağcıklı C vitamini, etten kırılan demirin emilimini dahi arttırıyor.


Kurban eti nasıl saklanmalı?


Kurban etlerinin yetişkin parçalar şeklinde olumsuzlama, birer yemeklik olacak şekilde küçük parçalara ayrılarak buzdolabı poşeti veya yağlı kağıda sarılarak buzlukta veya yoğun dondurucuda saklanması gerekiyor.


Bu şekilde hazırlanan etler, buzlukta -2 derecede az hafta, -18 derecede yoğun dondurucuda ise 3-4 ağrı süreyle saklanabiliyor.


Kurbanlık hayvanlardan geçebilecek hastalıklara uyanıklık


Öte yandan Sağlık Bakanlığı, kurbanlık hayvanlardan geçebilecek hastalıklara karşı bile uyarılarda bulundu.


Buna göre, Kurban Bayramı nedeniyle hayvanlarla henüz fazla temas edilmesi ve kurban eti tüketilmesi, hayvanlardan insanlara bulaşan bazen zoonotik hastalıklara maruz kalma riskini artırıyor.


Zoonotik hastalıkların başında kist hidatik, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA), şarbon ve bruselloz geliyor. Bu nedenle kurbanlık hayvan nakli ve alımından etlerin tüketilmesine kadar, sağlık ve hijyen kurallarına azami özen gösterilmesi, hem ferdî hem dahi muhit ve toplum sağlığı açısından yetişkin önem taşıyor.


Kistli organlar köpeklere yedirilmemeli


İnsanların karaciğer, akciğer, yassı, muhakeme gibi iç organlarında kistler oluşturarak ölümüne sebep olabilen kist hidatik hastalığı, hasta hayvanların kesilmesi ve pişmemiş kistli sakatatlarının köpeklere yedirilmesi sonucu insanlara bulaşıyor.


Bayramda kurbanların, belediyelerin belirlediği kurban kesim yerlerinde ya bile mezbahalarda kestirilmesi, kurbanlık hayvanın kesinlikle veteriner hekim kontrolünden geçmiş sağlıklı hayvan olduğuna uyanıklık edilmesi, kesim işleminin hijyenik yerlerde ve alışık insanlar tarafından yapılması, kesim sonrası hayvanların hastalıklı organlarının ve kan, mide, ahşa içeriği gibi atıkların gelişigüzel ortalığa atılmaması en önemli önlemler arasında sıralanıyor.


Ayrıca kurban kesen kasap ve yardımcıları ile kurban sahiplerinin yalın elle hayvanların kan ve dokularına temas etmemesi gerekiyor.


Vücuduna kene tutunan kişiler en rengi 10 gün kendilerini takip etmeli


Kurban bayramının KKKA hastalığının yoğun görüldüğü dönemlere rastlaması bazen korunma önlemlerinin alınması gerekliliğini dahi yanında getiriyor. Hayvanlarda alamet göstermeden seyreden hastalığa karşı hayvanların kan, idrar gibi vücut sıvılarına veya dokularına yalın elle temas edilmemeli ve mutlaka eldiven kullanılmalı.


Vücuduna kene tutunan kişiler, yalın elle dokunmadan keneyi cımbız, eldiven, pamuktan, naylon poşet gibi uygun tek malzemeyle çıkarmalı.


Ayrıca kene tutunan veya kene ile temas fail kişiler kendilerini en rengi 10 gün süreyle, hasta insan veya hayvanların kan, vücut sıvıları ile aracısız temas fail kişiler ise 2 hafta süreyle takip etmeli. Bu sürede halsizlik, öfke, eklem ağrısı, göz ağrısı, yaygın vücut ağrısı, ishal veya kanama bulguları görülmesi halinde en yakın sağlık kuruluşuna müracaat edilmeli.


Şarbondan şüphelenilen hayvanlar asla kesilmemeli


Sığır, koyun, keçi, kığ gibi ot yiyen hayvanlardan insanlara bulaşan şarbon hastalığından korunmak için dahi şunlara uyanıklık edilmesi gerekiyor:


“Şarbonlu olduğundan şüphelenilen veya şarbondan ölen hayvanlar asla kesilmemeli, derileri yüzülmemeli ve etleri tüketilmemeli. Şüpheli hayvan ölümleri yetkililere bildirilmeli. Hasta hayvan eti bağcıklı evlerin mutfağı ve mutfaktaki malzemeler yetkililerin nezaretinde dezenfekte edilmeli.


Şarbondan ölen hayvanlar 2 metre derinliğinde çukurlar açılarak gömülmeli. Hasta hayvanların bulundukları yerler ve taşındıkları nakil vasıtaları dezenfekte edilmeli. Riskli bölgelerde hayvanlar şarbona karşı aşılanmalı. Kurbanlık hayvanın veteriner hekim kontrolünden geçmiş sağlıklı hayvan olduğuna uyanıklık edilmeli.”

Yasal Uyarı: Sitemiz tasarım aşamasındadır ve tüm içerikler hayal ürünüdür. Gerçek kişi ve kurumlar ile benzerlikleri tamamen tesadüfidir. İçerikler haber niteliği taşımaz ve gerçekliği yoktur. Sitemiz taslak aşamasında rastgele oluşturulan içeriklerden sorumlu değildir. Yinede sitemizden kaldırılmasını istediğiniz içerikler için [email protected] adresine mail ileterek taleplerinizi iletmeniz halinde yasal süre içerisinde tüm içerikler sitemizden kaldırılacaktır.

3 Beğen

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Generated by Feedzy